logo

Yurt dışında eğitim ile ilgili röportaj

logo

Yurt dışında eğitim serüveninizin başlanğıcını anlatırmısınız?

1998 senesinde Zeytinburnu Tekstil Meslek Lisesi konfeksiyon bölümünden mezun oldukdan sonra yaklaşık 3 ay zaman sürecinden sonra Nike için üretim yapan bir firmada kalite kontrol departmanında çalışıyordum. Bayağı güzel bir dönem geçirdik ama firmanın başka bir yere taşınacağı için ayrılmak zorunda kaldım. Buradan ayrıldıkdan sonra Alkım Tekstil’de müşteri temsilcisi yardımcısı olarak çalışmaya başladım. Müşteri temsilcilerinin çoğunluğu dil biliyordu özellikle almanca ve orta derecede ingilizce biliyorlardı. Müşterilerimizin çoğunluğu almanlardı. Almanya’ya çalışıyorduk. Müşteri temsilcisi yardımcısı olarak yaklaşık 2 sene çalıştıkdan sonra farkettinki dile ihtiyacım olduğu öncelikle almanca ögrenmem gerikordu fakat Almanya’ya gitme fırsatım olamadığından dolayı, şirkette çalışan İngiltere’de bulunan bayan benim için okulu ayarladı kalacak yerimi ayarladı ve onun vasıtasıyla İngiltere’ye gittim.

İngiltere’de yaşamanın ve aynı zamanda okumanın zorlukları nelerdir?

İngiltere’ye 2001 yılında gittim, öğrenciydim okula gitme zorunluluğum vardı, ilk 6 ay için çalışma iznim yoktu. Ondan sonraki dönemde 15 saatlik çalışma izni vermişlerdi. Bu dönemde bir ailenin yanında kaldım. Bu ailenin yanında kalırken ev işleri ve çocuk bakımıyla ilgilendim bir erkek için farklı bir durum olabilir ama bunu yaptım. Bu çocuk bakımını özellikle aile istiyordu bunun sebebi bu çocuğun devamlı bayanlarla iletişimde olması bir erkek modelinin evde olmamasından dolayı böyle bir seçenekle karşı karşıya kaldım ve bende kabul ettim. Yaklaşık 1 sene süre geçtiktikden sonra farklı işlerde çalıştım Burger King ve bir kaç farklı işlerde çalıştım. Çalışırken bir çok şeyi farkediyorsun yeni insanlarla tanışıyorsun insanların kültürünü görüyorsun aynı zaman yeni bir dil öğreniyorsun ve bunu öğrenirken bu dili en iyi şekilde kullanmaya , konuşmaya çalışıyorsun. Kültürün öğelerini öğrenmeye çalıştım. Bunu gazete okuyarak, günlük haberleri  takip ederek, insanlara diyologa girerek.. Bu zorlukları atlatmaya çalıştım. Dili öğrenirken zorluklar oldu çünkü bir çok fark var Türkçe ile İngilizce tamamen farklı bir dil. Bazı kelimeler öğreniyorsun Türkçe’de karşılığı yok. Dil bilgisinde zamanlarda bile Türkçe’de karşılığı olmayan zamanlar oluyor. Ama dili iyice öğrendikden sonra bu zorluklardan yavaş yavaş kurtulmaya başlıyorsun.
2-3 sene geçtikden sonra artık herşeyi kolaylıkla kendi başıma yapabiliyordum. Kısacası herkesin başından geçebilecek zoruklarla karşılaştım.

Sizinle okuyan insanların Türk’lere bakış açısı neydi? Ayrımcılık, Irkcılık oluyormuydu?

Okuduğum dönemle bir çok ülkeden farklı insanlarla tanıştım. Çünkü orada herkes yabancıydı. Bazıları Türkler hakkında hiç birşey bilmiyordu hatta ilk defa Türk’le karşılanlar vardı. Elimden geldiği kadar kültürümüzün güzelliklerini göstermeye çalıştım. Okuduğum dönem süresince hiç kimse tarafından bana karşı bir nefret yada ırkcı bir davranış söz konusu olmadı. Çünkü kendilleride yabancılardı, farklı kültürdeki farklı insanların birleştiği bir yerdi. Ortak bir noktamız vardı dil öğrenmekti.
Fakat üniversite okuduğum dönemlerde daha farklı bir ortam vardı. Oradaki öğrenciler biraz daha gelişmişti hem dil konusunda hem insanlar konusunda. Kimlerin ne konularda hassas olduğu biliyorlardı. Hassas derken kendi kültürünle ilgili konularda daha çok töleranslı yaklaşıyorlardı. Okuduğum dönem içerisinden hiç bir şekilde ırkcılıkla karşılaşmadım.

İngiltere’de okumanın size olan getileri ve götürüleri mutlaka olmuştur bunlar nelerdir?

İngilterede 2001’den 2007’nin sonuna kadar kaldım yaklaşık 7 sene içerisinde 3 senelik detaylı bir dil eğitimi bunun 3 sene olmasını kendim istedim. Geri kalan süreç lisans almak için geçti. Benden götürüleri bu dönem içerisinden ailemden , çevremden arkadaşlarımdan Türkiye’de olan bitenden uzak kaldım. Türkiye’ye dönebilmem ile ilgili sorun vardı. Her türk erkeğinin yapması gereken askerlik sorunum vardı. Bunuu yapmam gerekiyordu ama bu dönem içerisinden eğitimim devam ederken bu sorumluluğumu yerine getirebilecek bir durumda değilim. Eiğitimimi bölüpde gelmem bir çok soruna yol açacaktı. Geri döndüğümde uyumsuzluk olacaktı. Getirileri; yeni bir dil öğrendim yeni arkadaşlar edindim. Yani şöyle düşebiliriz kaldırılan taşın yerine başka bir taş kondu diyebiliriz ama belki taşın rengi farklıydı..

Türkiye’ye döndükden sonra neler yaptınız veya neler yapmayı planlıyorsunuz?

Türkiye döndükden sonra askerlik yapmam gerekiyordu. Üniversite okumuştum askerlik için başvurdum yaklaşık 3 ay bir bekleme döneminden sonra kısa dönem olarak Ankara’da askerliğimi yaptım. Yaklaşık 3 ay önce askerliğim bitti ve Evlendim. Tekrar yurt dışına çıkıyorum bu sefer Avusturya farklı bir dil farklı bir hayat bekliyor beni.. Burada geldiğimde başıma bir çok şey geldi insanlar çok ilginç, farklı buldular beni. Çünkü uzun bir dönem yurt dışında kalıyorsunuz ve ülkenize dönmüyorsunuz. Bazı şeyler hayatınızda değişiyor konuşma şeklinizden davranışlarınıza kadar. Bunlar ilginç geliyor insanlar için. Yurt dışında okuyan insanları daha üstün gördükleri için bir saygı gibi unsur ortada vardı. Ben yurt dışında eğitim gören ile burada eğitim görenler arasında hiç bir fark görmüyorum. Ama avantajıda var yani bir kaç yerden iş teklifi geldi. Fakat Türkiye’de yaşamayı düşünmediğim için bu iş tekliflerini kabul etmedim.Yarın Avusturya’ya kalıcı olarak gidiyorum.

Bu Röportaj  Göksel KÜÇÜKAYDIN ile  yapılmıştır.

Kaynak: www.kucukaydin.com

Kaynak belirtmeden hiç bir sitede yayınlanması yasaktır!

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Digg
  • Facebook

2 Responses to “Yurt dışında eğitim ile ilgili röportaj”

  1. dil okulu diyor ki:

    Guzel bir şey oldu tebrikler bide ben yurtdışı dil okulu ile ilgili bilgi edinmek isterdim tesekkurler

  2. [...] dısında egitim ile ilgili roportajıma buradan bakabilirsiniz. Bu Yazıyı [...]

Leave a Reply

Current month ye@r day *

logo
logo
Küçükaydın